Erkek·Türkçe
Kurt; bahadır, cesur, yiğit.
Dört harf ve daha kısa isimler.
Kural: en çok 4 harf. Kurala uyan her yayındaki isim otomatik eklenir; editörün eklediği isimler de listede.
Bu listeden 22 isim TÜİK 2025 listelerinde.
Dağılım bu koleksiyondaki isimlerden hesaplanır; resmî bir istatistik değildir.
Erkek·Türkçe
Kurt; bahadır, cesur, yiğit.
Erkek·Türkçe
Uzunluk; aşiretin her bir kolu.
Erkek·Türkçe
Düşmanlık, kin; yiğit; toprağın rengi.
Unisex·Türkçe
Su bendi, bent.
Erkek·Türkçe
Sık ağaçlık, orman; böğürtlen; dönemeç; ırmak kıyısındaki verimli tarla; ova ve dere boylarındaki dikenli çalılık.
Unisex·Türkçe
Ejderha, büyük yılan; akıllı, bilgili.
Erkek·Arapça
Ökse otu; zodyakta sıralanan on iki takımyıldızın her biri; kale duvarlarından yüksekte, yuvarlak ya da köşeli kale çıkıntısı.
Kız·Farsça
Öpücük, öpme, öpüş.
Kız·Farsça
Çalılık.
Erkek·Türkçe
Bir işi başarmak için harcanan zorlu ve sürekli emek.
Erkek·Türkçe
Devran, devir, vakit, zaman
Erkek·Türkçe
Küçük çocuk, yavru, küçük kuş yavrusu
Erkek
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Erkek·Türkçe
Güçlü, kuvvetli, gayretli.
Erkek·Türkçe
Yaprakları iğne biçiminde, reçineli ve kozalaklı ağaç.
Erkek·Farsça
Varlığın hayatı, yaşamı anlamında, can, gönül, hayat, ruh, yaşayış
Kız·Farsça
"Ey can, ey sevgili!" anlamını taşıyan ad.
Kız·Türkçe
Can.
Erkek·Türkçe
Yüksek ses; buluttan sıyrılmış güneş; eser, iz; şan, şöhret, ün.
Erkek·Moğolca
Savaşta kullanılan araç ve silahlar; zırh, zırhlı giysi.
Erkek·Arapça
Eziyet, sıkıntı, çile.
Erkek·Farsça
Bir araya gelme, toparlanma; İran mitolojisinde şarabı bulan kişi; şah, hükümdar.
Erkek·Arapça
Toplanmış, bütün, hep.
Erkek·Farsça
Savaş.
Erkek·Türkçe
Asker, ordu; savaş.
Erkek·Türkçe
Katıksız, öz, soylu; meyvesi bol dal; omuz; doğru, gerçek.
Erkek·Türkçe
Süngü, mızrak.
Erkek·Türkçe
Pek çok, sık; kafile, sürü; dağdan yuvarlandıkça büyüyen kar yığını.
Erkek·Türkçe
Karışık renkli bir kuş türü; yaramaz çocuk; horoz ve cennet kuşu gibi kuşların kuyruğundaki en gösterişli tüy.
Erkek·Türkçe
Çocuk; yavru.
Erkek·Türkçe
Çokan isminin farklı bir biçimi. Çokan: Zirveye varan.
Erkek·Türkçe
Her çeşit yemek; bir toprak türü.
Erkek·Türkçe
Altınordu Devleti'ni kuran, Cengiz Han'ın dört oğlunun en büyüğü; sevgili; konuk.
Erkek·Arapça
Cömert, eli açık.
Erkek·Türkçe
Cesur, kahraman.
Erkek·Arapça
Toplanma günü, haftanın cuma günü; Arapça kökenli, uzun süre Türkiye'nin en sevilen erkek adlarından biri olmuştur.
Erkek·Türkçe
Doğan, atmaca; küçük zurna; çelimsiz, ufak tefek; ahenkli, güzel ses; sevgili, dost, arkadaş.
Erkek·Türkçe
Çevresindeki arazinin çok üstüne yükselen kaya ya da toprak kütlesi.
Erkek·Türkçe
Yayla, yüksek yer.
Erkek·Arapça
Zekâsı ve yeteneği olağanüstü olan kişi.
Erkek·Arapça
Çağıran, davet eden; duacı, dua eden.
Erkek·Arapça
Sürekli, sonsuz.
Unisex·Türkçe
Kol; sırt, arka; ağaç gövdesinden çıkan kolların her biri.
Erkek·Farsça
Zeki, bilgili, bilen kişi.
Erkek·Farsça
Eski İran hükümdarlarının dokuzuncusu; Allah'ın adlarından biri; hükümdar.
Kız·Farsça
Taya, sütnine; çocuğa bakan dadı.
Kız·Farsça
Daya isminin farklı bir biçimi. Daya: Taya, sütnine.
Erkek·Türkçe
İyi, güzel; külhanbeyi, kabadayı; birini koruyup kollayan saygın kişi; annenin erkek kardeşi.
Sıra bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 listelerinde yer alan isimler için gösterilir. “Popüler” sıralaması resmî sırası olanları öne alır; diğerleri alfabetik gelir.
Diğer koleksiyonlar.
Kısa yanıtlar; uzun metin yok.