Cefa, Arapça cefâ sözcüğünden gelir; anlamı eziyet, sıkıntı, çiledir. Nişanyan Adlar adı Arapça kökenli sayar, karşılığını “acı çekme” diye verir ve جفاء yazımını gösterir. Kubbealtı Lugatı sözcüğü ezâ ve cevr ile birlikte açıklar; sözlükteki örneklerde Fuzûlî sevgilinin cefadan bir türlü usanmamasından yakınır, Refik Halit Karay ise bir ideale varmak için yolun bütün cefasına katlanıldığını anlatır.
Adın en bilinen eşi safadır. Kubbealtı'nın aktardığı atasözüne göre cefa çekmeyen âşık, safanın kıymetini bilemez; benzer isimler arasındaki Safa bu ikilinin öbür yarısıdır. Sözcükten türeyen cefakâr ise ilginç bir anlam kayması geçirmiştir: ilk anlamı eziyet eden kişidir, ama sözlüğe göre zamanla eziyete katlanan kişi için de kullanılmış, “cefakâr anne” sözü bu ikinci anlamdan doğmuştur.
