Kız·Arapça
Mahire ve Nur isimlerinin birleşimi. Mahire: Becerikli, hünerli, eli işe yatkın kişi. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
11.477 isim bulundu
Kız·Arapça
Mahire ve Nur isimlerinin birleşimi. Mahire: Becerikli, hünerli, eli işe yatkın kişi. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Kız·Farsça
Ay ışığıyla aydınlanan, mehtaplı gece.
Kız·Farsça
Mahizar isminin farklı bir biçimi. Mahizar: Ay ışığıyla aydınlanan, mehtaplı gece.
Kız·Farsça
Hilal, ayça, yeni ay.
Erkek·Arapça
Övülen, övülmüş.
Kız·Arapça
Övülmüş, övülmeye değer.
Erkek·Arapça
Sarhoşluğun bıraktığı sersemlik; uykulu, baygın bakan göz.
Kız·Arapça
Sarhoşluğun bıraktığı sersemlik; uykulu, baygın bakan göz.
Erkek·Arapça
Övülen, övülmüş.
Erkek·Türkçe
Mahmut ve Alparslan isimlerinin birleşimi. Mahmut: Övülen, övülmüş. Alparslan: Yiğit aslan.
Erkek
Mahmut ve Aras isimlerinin birleşimi. Mahmut: Övülen, övülmüş. Aras: Doğu Anadolu'dan doğan Aras ırmağının adı.
Erkek·Türkçe
Mahmut ve Efe isimlerinin birleşimi. Mahmut: Övülen, övülmüş. Efe: Efe, yiğit.
Erkek·Arapça
Mahmut ve Emin isimlerinin birleşimi. Mahmut: Övülen, övülmüş. Emin: Emin olan.
Kız·Arapça
Mahinur isminin farklı bir biçimi. Mahinur: Işıklı ay.
Kız·Farsça
Mehpare isminin farklı bir biçimi. Mehpare: Pek güzel kadın, ay parçası.
Kız·Farsça
Ayperi ile aynı anlama gelmektedir.
Kız·Farsça
Yüzü ay gibi güzel olan.
Erkek·Arapça
Değerli kişi; uygun, elverişli şey.
Kız·Farsça
Yüzü aya benzeyen güzel.
Kız·Arapça
Hararetli, ateşli.
Erkek·Arapça
Huy, tabiat.
Erkek·Arapça
Masum, günahsız.
Erkek·Arapça
Güçlendirilmiş, güçlü.
Kız·Arapça
Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.
Erkek·Arapça
Ekini biçilmiş, hasadı yapılmış; biçilen ekin.
Kız·Farsça
Teni aya benzer beyazlıkta, parlak ve ışıklı olan.
Kız·Farsça
Hilal, ayça, yeni ay.
Kız·Farsça
Türk ve İran müziğinde bir makam.
Erkek·Farsça
Ramazanda iki minare arasına gerilen iplere kandil ya da ampulle dizilen yazı veya resim.
Kız·Arapça
Ziyafet, yemek; yemek konmuş sofra; Kur'an-ı Kerim'deki bir surenin adı.
Erkek·Arapça
İstekli, hevesli; eğri, eğik.
Erkek·Arapça
Lakırtı, söz; söyleyiş, söyleme.
Erkek·Arapça
Alınmış, kabul görmüş; hoş karşılanan, beğenilen.
Kız·Arapça
Alınmış, kabul görmüş; hoş karşılanan, beğenilen.
Kız·Arapça
Ters çevrilmiş, devrilmiş.
Kız·Arapça
Elde edilmek istenen şey; emel, istek.
Erkek·Arapça
Bölünmüş, ayrılmış, paylaştırılmış.
Kız·Arapça
Taksim edilmiş, bölünmüş.
Erkek·Arapça
Bir şey için ayrılmış; kısa tutulmuş; alıkonmuş.
Kız·Arapça
Bir şey için ayrılmış; kısa tutulmuş; alıkonmuş.
Erkek·Arapça
Elde edilmek istenen şey; emel, istek.
Erkek·Arapça
Mantıklı, anlayışlı, akla uygun davranan.
Erkek·Arapça
Bir şeyin sahibi olan.
Kız·Arapça
Bir şeyin sahibi olan.
Erkek·Türkçe
Kale muhafızı, koruyucu.
Erkek·Türkçe
Kale koruyucusunun oğlu.
Erkek·Türkçe
Aşılanmamış kiraz ağacı ve bu ağacın verdiği kiraz.
Erkek·Türkçe
Manda yavrusu.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.