Erkek·Arapça
Erkek ad, Fuat
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
11.477 isim bulundu
Erkek·Arapça
Erkek ad, Fuat
Erkek·Arapça
Gönül, yürek, düşünce
Kız·Farsça
Figen isminin farklı bir biçimi. Figen: Yaralayan, kıran, düşüren.
Kız·Arapça
Boyu üç metreye ulaşabilen, iri beyaz ve kokulu çiçekler açan ağaççık ve bu ağaççığın çiçeği.
Kız·İtalyanca
Nergisgillerden, güzel renkli ve kokulu çiçek açan bitki; bu bitkinin çiçeği.
Kız·Rumca
Çorak ve kurak topraklarda biten çalımsı ağaççık.
Erkek·Arapça
Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayıran her şey; Kur'an-ı Kerim.
Erkek·Türkçe
Furkan ve Efe isimlerinin birleşimi. Furkan: Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayıran her şey. Efe: Efe, yiğit.
Kız·Farsça
Parlayıcı, parlayan, parlak.
Kız·Farsça
Yakan, yanıcı; aydınlatan, parlatan.
Kız·Farsça
Sihir, büyü.
Kız·Farsça
Büyüleyici; sihirbaz, büyücü.
Erkek·Arapça
Yiğitlik, mertlik; temiz soyluluk; cömertlik.
Erkek·Arapça
Yersiz, gereksiz, lüzumsuz, boşboğaz lüzumsuz işlerle uğraşan, yetkisi olmadığı halde başkası namına tasarrufta bulunan
Erkek·Arapça
Suçları çokça bağışlayan; Allah'a ait sıfatlardan biri.
Erkek·Arapça
Bağışlayan, merhamet eden.
Erkek·Arapça
Merhametli ve bağışlayıcı olan; Allah'ın adlarından biri.
Kız·Arapça
Yenen, üstün gelen, öne çıkan.
Erkek·Arapça
Üstün gelen, yenen.
Kız·Arapça
Yandan süzülerek bakış; yanakta ya da çenede oluşan çukurluk.
Erkek·Arapça
Varlıklı, zengin; bol olan; Allah'ın adlarından biri.
Kız·Arapça
Ganimet alan.
Kız·Arapça
Düşmandan ele geçirilen mal; umulmadık kazanç ya da fırsat.
Kız·Arapça
Varlıklı, zengin; pek hoş; şarkı söyleyen kadın.
Kız·Arapça
Görülmemiş, tuhaf, şaşılacak.
Erkek·Arapça
Yabancı; zavallı, kimsesiz; tuhaf, şaşırtıcı; hüzünlendiren, dokunaklı.
Erkek·Arapça
Yardıma ve desteğe ait; derinlere dalan kişi.
Kız·Arapça
Amaç, erek, hedef.
Erkek·Arapça
Çaba, çalışma; esirgeyip koruma ve kayırma duygusu.
Erkek·Arapça
Çok çalışkan, gayretli.
Unisex·Arapça
Ceylan.
Kız·Arapça
Dişi geyik.
Erkek·Arapça
Büyük aslan; kuvvetli, yürekli ve yiğit adam.
Unisex·Arapça
Divan edebiyatında bir nazım biçimi; Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sesle yapılan taksim; sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
Erkek·Arapça
Düşmana karşı savaşmış kişi; savaştan zaferle ve sağ dönen kişi.
Erkek·Türkçe
Yıkık yer, büyük çentik; dağdaki geçit; zor durum, güçlük; tepe, yüksek yer; tanınmış hak, ayrıcalık; vazife, görev.
Erkek·Türkçe
Ayrıcalıklı kimse.
Erkek·Türkçe
Ayrıcalıklı kimse.
Erkek·Türkçe
Ayrıcalıklı, güçlü kimse.
Unisex·Türkçe
Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesin'nde akarsu, Adını bu akarsudan alan bir ilçe
Kız·Türkçe
Doğup beliren ay kadar güzel.
Erkek·Türkçe
Gelen kimse.
Kız·Türkçe
Gelmekte olan bir gül kadar güzel.
Kız·Türkçe
Yeni evlenmiş ya da evlenmek için süslenip hazırlanmış kız; genç kız.
Kız·Türkçe
Küçük gelin, gelincik.
Kız·Türkçe
Gelinlik çağındaki kız.
Erkek·Türkçe
Yaşı henüz ilerlememiş; sağlıklı ve dinç.
Erkek·Türkçe
Genç, sağlıklı kimse.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.