Fügen, Nişanyan Adlar'da Figen adının bir söyleyişi olarak ele alınır. Kaynak Figen'i Farsça sayar, فگن yazımını verir ve karşılığını “atan, atılmış” diye açıklar; adın ceylan gibi sıçrayan diye de yorumlandığını, ama Farsçada kenarda kalmış bir sözcüğün Türkler arasında nasıl ad olduğunun belirsiz kaldığını not eder. Aynı notta Fügen biçiminin eski İstanbul ağzında tercih edilmesinin dikkat çekici olduğu yazılıdır. Kubbealtı Lugatı figen'i efgen'in bir biçimi olarak verir: Farsça “yıkmak, düşürmek” fiilinden gelen bu öğe, birleşik sıfatlara “düşüren, salan” anlamı katar.
Sözlükteki örnekler kalıbı gösterir: pertev-figen “ışık salan”, nûr-efgen “nur salan”, sâye-efgen “gölge düşüren” demektir. Nişanyan, Figen'in birkaç örnekte Yunanca İfigenia yerine kullanılmış olabileceğini de ekler. Fügen, ü'lü ilk hecesiyle Figen'den, son hecesiyle de feryat anlamındaki Figan'dan ayrılır.
