Gedik, Orta Türkçedeki gedük biçimine dayanır. Nişanyan Sözlük'e göre sözcüğün anlamı “kazılmış ya da oyulmuş şey, eksik, çentik”tir ve Eski Türkçe kert- ya da ket- “oymak, çentmek” fiilinden türemiştir; Eski Türkçedeki ketmen “kazma” sözcüğü de bu aileye bağlanır. İlk tanıklardan biri 1312 tarihli Kitabü'l-İdrak'taki kedük biçimidir. 1680 tarihli bir sözlükte ise hem delik, oyuk hem de safta bir askerin yeri ve asker maaşı anlamları kayıtlıdır.
Sözlüğün notuna göre yeniçeri teriminde gedik, emektar askerlere tanınan ticari ya da idari ayrıcalık demektir; gedikli sözcüğü de buradan gelir. TDK Kişi Adları Sözlüğü ada dağdaki geçit, ayrıcalık ve görev gibi anlamlar da verir. Nişanyan Adlar'da ad Türkçe olarak yer alır, ama açıklanmaz. Gedik ek alırken sondaki k yumuşar: yazımda Gedik'i, söyleyişte gediği. Çelik ve Bilik ile aynı -ik sonunu paylaşır.
