Nişanyan Adlar'ın kısaca “çaba” diye karşıladığı Gayret, Arapça kökenli bir sözcüğün ad olarak kullanılmasıdır. Kubbealtı Lugatı sözcüğün üç anlamını ayırır: içten gelerek çalışma, didinme; kutsal sayılan bir şeye el uzatılmasına katlanamama duygusu; bir kimseyi kayırma, tarafını tutma duygusu. Sözlüğün örnekleri arasında Namık Kemal'in, gayretin insana, merhametin Allah'a yakıştığını söyleyen beyti de vardır.
Gündelik dilde “gayret et” sözüyle canlı kalan sözcük, ad olarak da anlamı hemen anlaşılan bir isimdir. Kubbealtı'na göre gayretkeş türevi ise bugün daha çok gereksiz yere çaba gösteren, üstüne vazife olmayan işlere koşan kişi için kullanılır. Benzer isimler arasındaki Şevket, Behçet, Heybet ve Hüccet de -et ile biten Arapça kökenli adlardır.
