Kız·Rumca
Karşı yaka. 2004'ten beri İstanbul'un bu adı taşıyan semtine gönderme yapar.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
3.548 isim bulundu
Kız·Rumca
Karşı yaka. 2004'ten beri İstanbul'un bu adı taşıyan semtine gönderme yapar.
Kız·Farsça
Kâkül; yele; bayrak, mızrak gibi şeylerin tepesine takılan püskül.
Kız·Farsça
Ülker yıldızı, Pervin, Süreyya
Kız·Farsça
Doğaüstü güçleri bulunduğuna inanılan hayalî dişi varlık; son derece alımlı ve güzel kadın.
Kız·Farsça
Peri kadar güzel kişi.
Kız·Farsça
Yüzü peri gibi, peri güzelliğinde.
Kız·Farsça
Uçmuş; soluk, solmuş.
Kız·Farsça
Perileri çağıran büyücü; perilerin hükümdarı.
Kız·Farsça
Periyi andıran, peri gibi.
Kız·Arapça
Peri güzelliğinde, nurlu yüzlü.
Kız·Farsça
Yüzü peri gibi olan, son derece güzel.
Kız·Farsça
Son derece güzel, peri gibi.
Kız·Farsça
Perinin çocuğu; son derece güzel.
Kız·Farsça
Perizade adının yöresel biçimi; periden doğmuş.
Kız·Kürtçe
Kürtçe Berjin adının bir söyleyiş biçimi olarak görülür; 'olgun, ermiş' anlamı verilir.
Kız·Farsça
Bezek, süs.
Kız·Farsça
Uçan, uçucu.
Kız·Farsça
Piruze isminin farklı bir biçimi. Piruze: Firuze.
Kız·Farsça
Karanlıkta lambanın, ışığın etrafında dönüp duran ufak kelebek.
Kız·Farsça
Koruyan, besleyen, eğiten, büyütüp yetiştiren.
Kız·Farsça
Ülker yıldızı, Süreyya.
Kız·Türkçe
Çiy, kırağı; sis; çisenti, ince ince yağan kar.
Kız·Farsça
Beğenmiş, beğenen; seçme, beğenme.
Kız·Türkçe
Arıların yumurta bırakmak ve bal saklamak için bal mumundan ördüğü küçük gözler; kovan; çamurdan ya da topraktan yapılmış tahıl ambarı.
Kız·Farsça
Yüz, surat.
Kız·Farsça
Süs, ziynet.
Kız·Farsça
Firuze; değerli, mavi süs taşı.
Kız·Türkçe
Kaynak; yerden kaynayıp çıkan su.
Kız·Türkçe
Işıl ışıl, son derece parlak; tertemiz; tam, eksiksiz.
Kız·Türkçe
Pırıldayan bir şeyden yayılan ışık.
Kız·İtalyanca
Elmasın değerli bir türü.
Kız·Türkçe
Baharda açan, koyu pembe bir çiçek.
Kız·Türkçe
Tohumları dikenli olup elbiseye ve hayvan postuna takılan ot; dallarda kuruyup diken hâline gelen ufak budaklar.
Kız·Fransızca
Hükümdar soyundan gelen kadın.
Kız·Türkçe
Pullarla süslenmiş, pul işlemeli; bezenmiş, süslü.
Kız·Türkçe
Pınar isminin farklı bir biçimi. Pınar: Kaynak.
Kız·Türkçe
Zülüf, şakaktan inen saç; bitki ve ağaçların saçağa benzeyen ince kökleri; oya, püskül.
Kız·Türkçe
Bazı ağaçlarda yapraktan ayrı çıkan ince yaprak; sık otlu, çalılık yerler; arıların çok sevdiği, küçük yapraklı, sarı ya da kırmızı çiçekli bir ot; meşe filizi.
Kız·Farsça
Çok parlak, aydınlık.
Kız·Arapça
Şanlı, şerefli.
Kız·Türkçe
Hayat ve neşeyle dolu.
Kız·Türkçe
Olgun, yetkin.
Kız·Arapça
Dördüncü kız; bahar. Basra'da yaşamış ünlü sufi kadın Rabiatü'l-Adeviyye'nin adı olarak sevilir.
Kız·Arapça
Rabia ve Nur isimlerinin birleşimi. Rabia: Dördüncü kız. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Kız·Arapça
Dördüncü kız; bahar.
Kız·Arapça
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Arapça
Yakaran, rica eden; umutlu.
Kız·Arapça
Kıyamet günü çalınacağına inanılan ikinci sur.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.