Kız·Arapça
Yazgı, alın yazısı; çoğunlukla kaçınılmaz olan kötü talih.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
3.548 isim bulundu
Kız·Arapça
Yazgı, alın yazısı; çoğunlukla kaçınılmaz olan kötü talih.
Kız·Arapça
Yüzeyi belli boyda bırakılmış liflerle kaplı, yumuşak ve parlak kumaş; sakin, yumuşak ve iyi huylu.
Kız·Arapça
Eski.
Kız·Arapça
Güçlü, kuvvetli.
Kız·Türkçe
Erişkin dişi insan; evli kız; eskiden bayan yerine kullanılan unvan; annelik ve ev yönetimi için gereken erdemlere sahip kişi.
Kız·Türkçe
Saygı duyulan, deneyimli, yaşlı kadın.
Kız·Türkçe
Hanımefendi.
Kız·Arapça
Kıymete, değere ve onura ait.
Kız·Arapça
Ay.
Kız·Arapça
Işık, aydınlık; mehtap, ayın ışığı.
Kız·Arapça
Yetkinliğe ermiş, olgun kişi; kültür ve bilgi sahibi; eksiği olmayan, tam.
Kız·Türkçe
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Arapça
Fazlasını istemeyip kanaat eden; kanmış, inanmış.
Kız·Türkçe
Siyah renkli dut.
Kız·Türkçe
Esmer kız.
Kız·Arapça
Rengârenk, güzel çiçekleriyle bilinen süs bitkisi.
Kız·Türkçe
Kar kadar beyaz, ak, saf ve temiz.
Kız·Türkçe
Baharın geldiğini müjdeleyen çiçek.
Kız·Türkçe
Eriyen karların oluşturduğu sel.
Kız·Türkçe
Kar suyu.
Kız
Antik çağda Bodrum, Muğla ve Milas çevresini kapsayan bölgenin adı.
Kız·Türkçe
Kar yağan bir günde doğan, teni beyaz kız bebeklere konan ad.
Kız·Arapça
Bulan, keşfeden, bulucu.
Kız·Arapça
Kâtip ya da sekreter olarak çalışan kadın.
Kız·Türkçe
Kadın isminin farklı bir biçimi. Kadın: Erişkin dişi insan.
Kız·Türkçe
Sütün üzerinde biriken yağlı tabaka; en güzel, en seçkin.
Kız·Arapça
Hırsını ve öfkesini yenebilen kişi.
Kız·Arapça
Ulu, büyük; çocukluğu geride bırakmış genç; yaşlı, yaşça büyük; büyük günah.
Kız·Farsça
Güvercin.
Kız·Türkçe
Kokusu hoş olan bitki.
Kız·Türkçe
Eti için avlanan, güvercin büyüklüğünde, boz tüylü, gagası ve ayakları kırmızı, sevilen bir kuş; güzel ve alımlı kadın.
Kız·Türkçe
Gövdesi ve kanatları çeşitli renklerde ince pullarla kaplı, dört kanatlı, pek çok türü bulunan böcek; zarif ve narin kadın.
Kız·Arapça
Eli açıklar, cömertler.
Kız·Arapça
Cömert, eli açık.
Kız·Arapça
Keşifle ilgili; keşfeden.
Kız·Arapça
Cennette olduğuna inanılan ırmak ve havuz; Kur'an-ı Kerim'in surelerinden biri; maddi ve manevi bolluk.
Kız·Farsça
Bir daireyi yöneten kâhya kadın.
Kız·Farsça
Hanımefendi, ev kadını.
Kız
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Arapça
Duygu, düşünce ve davranışları ince ve nazik olan; değerli, seçkin; soylu, zengin; ulular, büyükler.
Kız·Arapça
Duygu, düşünce ve davranışları ince ve nazik olan; değerli, seçkin; soylu, zengin.
Kız·Arapça
Duygu, düşünce ve davranışları ince ve nazik olan; değerli, seçkin; soylu, zengin.
Kız·Türkçe
Küçük hanım.
Kız·Arapça
Kifayet isminin farklı bir biçimi. Kifayet: Yetme, kâfi gelme, el verme.
Kız·Arapça
Yetme, kâfi gelme, el verme; bir işi yapacak yeterlikte olma.
Kız·Arapça
Maddelerin bileşimini ve temel yapısını inceleyen bilim; üstün niteliklere sahip, pek değerli.
Kız·Yunanca
Kırmızı, etli ve sulu tek çekirdekli meyvesi olan, gülgillerden ağaç; bu ağacın meyvesi.
Kız·Türkçe
Kına.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.