Kız·Farsça
Ruh ve beden.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
3.577 isim bulundu
Kız·Farsça
Ruh ve beden.
Kız·Farsça
Bitmeyecek, sonu gelmeyecek, kalıcı.
Kız·Arapça
Yıldızların birbirini çekmesi, yer çekimi; alımlılık, çekicilik; sevimli, çekici, alımlı.
Kız·Arapça
Yeni, kullanılmamış; pek az zamandan beri bilenen veya mevcut olan.
Kız·Arapça
Ulu, büyük, yüce.
Kız·Farsça
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Arapça
Hoşa gitmek için yapılan yaranma; güzel.
Kız·Arapça
Nur saçan, aydınlık kişi.
Kız·Arapça
Şubat ayında birer hafta arayla önce havada, sonra suda, en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
Kız·Arapça
Cennet mânâsında kız ismi
Kız·Türkçe
Ceylan.
Kız·Farsça
Baygın baygın, nazla bakan göz.
Kız·Arapça
Sıkıntıya, eziyete ilişkin.
Kız·Arapça
Gökyüzünün kuzeyinde görülen, iki parlak yıldızı olan İkizler burcu.
Kız·Arapça
Güzel ve uzun boyunlu kadın.
Kız·Türkçe
Güzel ve uzun boyunlu kadın.
Kız·Türkçe
Çeyiz; geline hazırlanan bütün eşyalar.
Kız·Moğolca
İnce bacaklı, hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle tanınan zarif memeli.
Kız
Ceylin ve Ada isimlerinin birleşimi. Ceylin: Kökeni kesin bilinmeyen bir kız adı. Ada: Dört yanı suyla çevrili kara parçası.
Kız·Türkçe
Bitkinin üreme organlarını taşıyan, çoğunlukla renkli ve hoş kokulu kısmı.
Kız·Türkçe
Çiğdem çiçeğinden gelen kız ad
Kız·Farsça
Dünyanın hanımefendisi.
Kız·Farsça
Dünyanın ışığı, cihanı aydınlatan.
Kız·Farsça
Dünyanın gülü.
Kız·Türkçe
Yerde sürünen saplı, pembemsi kırmızı meyveler veren gülgillerden bitki.
Kız·Türkçe
Sığ su; ince ince yağan yağmur, çisenti.
Kız·Türkçe
Çiy, jale.
Kız·Türkçe
Ötüp şakıyan, şarkı söyleyen bülbül.
Kız·Türkçe
Çilli yüzlü hükümdar.
Kız·Türkçe
Çilli yüzlü kadın.
Kız·Farsça
Cilveli, cilve yapan.
Kız·Farsça
Cilveli, nazlı.
Kız·Farsça
Cilve yapan, cilveli.
Kız·Türkçe
Kendiliğinden yetişmiş çim.
Kız·Türkçe
Çok nazlı.
Kız·Türkçe
Çiy; kapalı ve sisli havada ince ince düşen yağmur.
Kız·Türkçe
İnce yağmur.
Kız·Türkçe
Sevimli, esmer ve ufak tefek; mercimekten biraz iri, buruk tatlı meyveler veren ağaç.
Kız·Türkçe
Venüs gezegeni.
Kız·Arapça
Cömert, eli açık.
Kız·Arapça
Sürekli, sonsuz.
Kız·İbranice
İbranicede 'asma filizi' anlamına gelir; Türkçede dalya (yıldız çiçeği) adıyla da çağrışım yapar.
Kız·Türkçe
Su gibi bir sıvının küçücük, yuvarlak parçası.
Kız·Türkçe
Damla ve Nur isimlerinin birleşimi. Damla: Su gibi bir sıvının küçücük, yuvarlak parçası. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Kız·Farsça
Taya, sütnine; çocuğa bakan dadı.
Kız·Türkçe
Taya, sütnine; çocuğa bakan dadı.
Kız·Farsça
Daya isminin farklı bir biçimi. Daya: Taya, sütnine.
Kız·Arapça
Az bulunur, önemli ve değerli kişi; toprağa gömülüp saklanmış para ya da kıymetli eşya.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.