Cilvekâr, Türkçe Vikisözlük'te Farsça kökenli bir sözcük olarak yer alır ve cilveli demektir. Sözcük cilve ile -kâr ekinden kurulmuştur. Cilve Osmanlıcaya Farsçadan geçmiştir; İngilizce Vikisözlük'e göre ilk anlamı gelinin yüzü açılıp kocasına ilk kez gösterilmesiyle ilgilidir, zamanla hoşa gitmek için yapılan naz, kırıtma anlamını kazanmıştır; görünme, belirme anlamı da kayıtlıdır. -kâr eki Orta Farsçadaki kār (iş) sözcüğüne dayanır ve yapan, eden anlamı katar. TDK'nin kaydı da adı cilveli, naz yapan biri olarak açıklar.
Son hecedeki şapka okunuşu belirler: k ince söylenir (Cil-ve-kâr). Yazımda şapka atlanırsa son hece kar sözcüğü gibi okunabilir. Ekler kalın ünlüyle gelir: Cilvekâr'a, Cilvekâr'ın. Benzer isimler arasındaki Şivekâr ve Zerrinkâr aynı eki, Cilvenaz ise aynı ilk öğeyi taşır.
