Kız·Farsça
Kürk; zenginlik, servet.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
3.548 isim bulundu
Kız·Farsça
Kürk; zenginlik, servet.
Kız·Farsça
Filozof, bilge; bilgi sahibi kişi.
Kız·Arapça
Çabuk anlayıp kavrama gücü, zihin açıklığı, üstün zekâ.
Kız·Arapça
Bir yeri alma, fethetmeyle ilgili.
Kız·Arapça
Zafere, kurtuluşa ve üstün gelmeye ait.
Kız·Arapça
Çokluk, bolluk; taşma, coşma.
Kız·Arapça
Feyza ve Nur isimlerinin birleşimi. Feyza: Çokluk, bolluk. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Kız·Arapça
Bereket ve bollukla ilgili; bilgiye ve bilime ait.
Kız·Arapça
Uzay kadar aydınlık ve parlak.
Kız·Rumca
Henüz yetişen genç ağaç; ağacın kökünden süren filiz; narin, ince uzun ve zarif.
Kız·Farsça
Gül fidanı.
Kız·Rumca
Başka yere dikilmek üzere yetiştirilmiş körpe çiçek.
Kız·Farsça
Acıyla bağırma, inleme.
Kız·Farsça
Yaralayan, kıran, düşüren.
Kız·Arapça
Fikir; kavrayış; akıl.
Kız·Arapça
Fikre ait, düşünülerek ortaya konan.
Kız·Farsça
Ormanda yetişen, mor, mavi ve beyaz çiçekler açan, sarılarak tırmanan bitki.
Kız·Rumca
Tomurcuktan ya da tohumdan çıkan körpe sürgün; ince uzun, narin ve zayıf kız.
Kız·Farsça
Yukarı, yüksek; çıkış, yokuş.
Kız·Farsça
Cennet, cennet bahçesi.
Kız·Arapça
Sevgiliden ve dostlardan ayrı düşme, ayrılık.
Kız·Farsça
Füruzan isminin farklı bir biçimi. Füruzan: Parlayıcı, parlayan, parlak.
Kız·Arapça
Değerli bir süs taşı olan açık mavi renkli taş.
Kız·Arapça
Kolay anlayıp kavrama yeteneği, zihin açıklığı, zekâ.
Kız·Farsça
Figen isminin farklı bir biçimi. Figen: Yaralayan, kıran, düşüren.
Kız·Arapça
Boyu üç metreye ulaşabilen, iri beyaz ve kokulu çiçekler açan ağaççık ve bu ağaççığın çiçeği.
Kız·İtalyanca
Nergisgillerden, güzel renkli ve kokulu çiçek açan bitki; bu bitkinin çiçeği.
Kız·Rumca
Çorak ve kurak topraklarda biten çalımsı ağaççık.
Kız·Farsça
Parlayıcı, parlayan, parlak.
Kız·Farsça
Yakan, yanıcı; aydınlatan, parlatan.
Kız·Farsça
Sihir, büyü.
Kız·Farsça
Büyüleyici; sihirbaz, büyücü.
Kız·Arapça
Yenen, üstün gelen, öne çıkan.
Kız·Arapça
Yandan süzülerek bakış; yanakta ya da çenede oluşan çukurluk.
Kız·Arapça
Ganimet alan.
Kız·Arapça
Düşmandan ele geçirilen mal; umulmadık kazanç ya da fırsat.
Kız·Arapça
Varlıklı, zengin; pek hoş; şarkı söyleyen kadın.
Kız·Arapça
Görülmemiş, tuhaf, şaşılacak.
Kız·Arapça
Amaç, erek, hedef.
Kız·Arapça
Dişi geyik.
Kız·Türkçe
Doğup beliren ay kadar güzel.
Kız·Türkçe
Gelmekte olan bir gül kadar güzel.
Kız·Türkçe
Yeni evlenmiş ya da evlenmek için süslenip hazırlanmış kız; genç kız.
Kız·Türkçe
Küçük gelin, gelincik.
Kız·Türkçe
Gelinlik çağındaki kız.
Kız·Farsça
Mücevher, elmas ya da inci; bir şeyin mayası, özü.
Kız·Türkçe
Dolaşan, gezen, gezici.
Kız·Farsça
Gürizan isminin farklı bir biçimi.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.