Ferve, Arapçada “kürk, değerli hayvan postu” anlamına gelir. Kubbealtı Lugatı bu anlamın yanında Osmanlı sarayındaki kürk adlarını da sıralar: şeyhülislamların giydiği beyaz kürke ferve-i beyzâ, padişahların alay ve törenlerde giydiği mücevher düğmeli tilki kürküne ferve-i murabba, samur kürke ise ferve-i semmûr denirdi. Nedim'in bir şarkısında sevgilinin pembe şalının samur kürkünün üstüne örtülmesi anlatılır. Nişanyan Adlar aynı Arapça sözcüğü (فروة) Fervet biçimiyle kaydeder, karşılığını “kürk, servet” diye verir ve adı sahabe adları arasında gösterir.
Ferve ile Fervet aynı sözcüğün iki söyleyişidir: ilki sözlükteki, ikincisi Nişanyan Adlar'daki biçimdir. Kız adı olarak kayıtlı Ferve iki kısa heceden oluşur ve ünlüyle biter, bu yüzden ek alırken araya y girer: Ferve'yi, Ferve'ye. Ses bakımından Şive ile aynı sonu taşır.
