Erkek·Türkçe
Sezme yeteneği, sezgi.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
11.477 isim bulundu
Erkek·Türkçe
Sezme yeteneği, sezgi.
Unisex·Türkçe
Sezme, duyma, anlama.
Erkek·Türkçe
Sezgi yeteneği; sezme işi.
Erkek·Türkçe
Sezen, anlayan kimse.
Kız·Türkçe
Henüz toprağa düşmemiş yağmur damlası; başak.
Erkek·Türkçe
Dayanıklı, metin.
Erkek·Kürtçe
Gölge veren.
Erkek·Farsça
Parlak, ışıklı; güneş.
Kız·Arapça
Sidre ağacı. Kur'an'da yedinci kat göğün sınırındaki Sidretü'l-Münteha ağacına gönderme yapar.
Kız·Arapça
Cennetin en sonundaki ağaç; insanın bilimde ve sanatta erişebileceği en uç nokta.
Kız·Arapça
Kurtuluş, iyileşme.
Kız·Arapça
Şifa ve Nur isimlerinin birleşimi. Şifa: Kurtuluş, iyileşme. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Kız·Arapça
Sembollerin zenginliği, sözlerin ritmi ve seslerin uyumuyla oluşan edebî anlatım; hayale, imgeye ve gönle seslenerek duygu, coşku, anı uyandıran etkileyici şey.
Kız·Türkçe
Rahat, huzurlu.
Kız·Türkçe
Pak, temiz; erdemli, iffetli.
Kız·Farsça
Gümüş; gümüş akçe; gümüşü andıran beyaz ve parlak.
Kız·Farsça
Çehre, yüz, beniz; insan, kişi, tip.
Kız·Arapça
Kuzey.
Kız
Sima ve Nur isimlerinin birleşimi. Sima: Çehre, yüz, beniz. Nur: Parıltı, ışık, aydınlık.
Erkek·Farsça
Yüzle, çehreyle ilgili.
Kız·Türkçe
Parlaklığı gümüşe benzeyen güzel.
Kız·Arapça
Güneş kadar aydınlık yüzlü.
Kız·Farsça
Göğsü gümüş kadar beyaz olan.
Kız·Türkçe
Gümüşten yapılmışçasına parlak ve güzel.
Kız·Türkçe
İşaret, sembol.
Kız·Türkçe
Gümüşe benzer parlaklıkta olan.
Kız·Farsça
Gümüşten yapılmış ya da gümüşü andıran; ışıltılı, parlak.
Kız
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Farsça
Yüzü gümüş kadar parlak ve ışıltılı olan.
Erkek·Farsça
Uzun boylu; bir tür ağaç.
Erkek·Türkçe
Bulutla yer arasında, iki bulut arasında ya da bulutun içinde elektrik boşalırken görülen kırık çizgili geçici ışık; coşkulu, canlı, çabuk ve hareketli kişi.
Erkek·Türkçe
Son derece canlı, çabuk ve hareketli kişi.
Erkek·Türkçe
Canlı, çabuk ve son derece hareketli hükümdar.
Erkek·Türkçe
Soyu canlı ve hareketli olan.
Kız·Farsça
Gümüş kadar parlak ve güzel tenli.
Kız·Farsça
Gümüş ve altın kadar değerli ve parlak olan.
Erkek·Arapça
Arap Yarımadası'nın Mısır'a bağlandığı yerde üçgen biçimli yarımada; bu yarımadada Hz. Musa'ya Allah'ın sözlerinin indiğine inanılan dağ.
Erkek·Arapça
Mızrak, süngü vb. silahların sivri ucu
Erkek·Farsça
Tanıma, bilme ve anlamayla ilgili.
Erkek·Farsça
Suda yüzen.
Kız·Türkçe
Doğu Anadolu'da yetişen, kokulu, kırmızı ya da kan kırmızısı çiçekli, çok yıllık gülgil bitkisi; Uygur Özerk Bölgesi'ne Çince'de verilen ad.
Kız·Farsça
Göğüs; yürek, gönül; derinlik, iç.
Kız·Türkçe
Gönle, yüreğe ve çok sevilene seslenen ad.
Erkek·Farsça
Osmanlı'da tımar sahibi, atlı asker sınıfı.
Erkek·Türkçe
Yiğit, kahraman.
Erkek·Kürtçe
Karlı dağ. Van Gölü'nün kuzeyindeki büyük volkanik dağın adıdır.
Erkek·Farsça
Kuytu, sığınılacak, korunulacak yer; savaşta askerin görünmeden ateş edebilmesi için kazılan hendek.
Erkek·Arapça
Işık, kandil, mum.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.