Sim, Farsça kökenli bir kız adıdır ve Nişanyan Adlar'da gümüş diye açıklanır. Sözcük Türkçeye çok eskiden geçmiştir; simli kumaş, gümüş tel işleyen kişiyi anlatan simkeş ve sim sırma gibi söyleyişlerde hâlâ yaşar. Ad, gümüşün parlaklığını, beyaz ışıltısını ve değerini çağrıştırır. Farsçadaki birçok kız adının da ilk öğesidir.
Yalnız üç harf ve tek heceden oluşan Sim, Türkçedeki en kısa adlardan biridir. Bu kısalık onu ikinci isim olarak ya da uzun bir soyadının önünde kullanmaya uygun kılar. Benzer isimler arasındaki Simin, Simten ve Simruy aynı sözcükle başlar; Aysim ve Nursim ise onu sona alır. Ünsüzle bittiği için ek alırken değişmez: Sim'i, Sim'e.
