Güleser, gül ile Arapça eser sözcüğünün birleşimi gibi görünür; olası anlamı “gülün izi, gül gibi iz bırakan”dır. Kubbealtı Lugatı eser sözcüğüne emek sonucu ortaya çıkan yapıt anlamının yanında iz, nişan ve bir şeyin geride bıraktığı etki anlamlarını da verir; “eser kalmamak” deyimi de bir izin tamamen silinmesini anlatır. Gül ise Nişanyan Sözlük'e göre Farsça gul'dan gelir.
Ad sözlüklerde ayrı bir madde olarak bulunmadığı için çözümleme kesin sayılmaz; eser sözcüğünün yapıt anlamıyla “gülden bir eser” diye okumak da mümkündür. Söylenirken ortadaki e iki öğeyi birleştirdiğinden ad, ses bakımından Gülser'e yaklaşır; yazımda bu e'nin korunması adı ondan ayırır. Benzer adlar içinde Gülender ve Gülâver de gülü başka bir sözcükle birleştirir.
