Gülbu, Farsça gül ile bû “koku” sözcüklerinden kurulmuştur ve “gül kokusu” demektir. Nişanyan Adlar ad için Gülboy kaydını gösterir; kaynak adı Farsça sayar ve karşılığını “gül kokusu” diye verir. Kubbealtı Lugatı bûy ile bû'yu aynı maddede açıklar: anlam koku, mecaz olarak da bir şeyin orada bulunduğunu sezdiren iz, eserdir. Fıtnat Hanım'ın dizesinde sevgilinin zülfünün kokusu cana ulaşır; Yahya Kemal ise içinde dalgalanan “reng ü bû” oyunlarından söz eder.
Sözcüğün mecaz anlamı bûy-i vefâ gibi tamlamalarda görülür: Ziya Paşa'nın beytinde insan tabiatında vefanın izini aramak boşuna bir umuttur. Gülboy biçimindeki boy da bu yüzden Türkçe boy sözcüğü değil, Farsça bûy'dur. Gülru da aynı Farsça kalıpla kurulmuş bir addır.
