Kız·Türkçe
İlkbahar.
11.537 isim; anlamı, kökeni ve resmî popülerlik verisiyle. Filtreleri birleştir, beğendiklerini kalbe dokunarak kısa listene al.
3.577 isim bulundu
Kız·Türkçe
İlkbahar.
Kız·Arapça
Din bilginlerinin topluluğu.
Kız·Türkçe
Ülkenin neşeli ve mutlu insanı.
Kız·Yunanca
Deniz yönünden gelen serinletici yel.
Kız·Türkçe
Kuytu, çukur yer; bir tür geyik ya da dağ keçisi; derman, çare, şifa, ilaç.
Kız·Türkçe
El birliğiyle, topluca bir kişinin ya da topluluğun işini görme.
Kız·Türkçe
Hayal; özlemle tasarlanan düşünce.
Kız·Arapça
Huzurun annesi. Ümmühan adının yöresel bir söylenişidir.
Kız·Türkçe
İnciye benzeyen zarif, güzel ve değerli.
Kız·Türkçe
Ağzı inci kadar güzel.
Kız·Türkçe
İnciye benzeyen güzel ve parlak.
Kız·Türkçe
Güzelliği inciye benzeyen.
Kız·Türkçe
İnci ve Hüma isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Hüma: Başına konduğu kişiye mutluluk getireceğine inanılan talih kuşu, devlet kuşu.
Kız·Arapça
Işık, parlaklık; aydınlanma, parlama; ortaya çıkma, görünme.
Kız·Arapça
İncila isminin farklı bir biçimi. İncila: Işık, parlaklık.
Kız·Türkçe
İnci: deniz incisi; Lina: yumuşak, narin.
Kız·Türkçe
İnci ve Meryem isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Meryem: Evlenmemiş bâkire kız ya da acı, sert.
Kız·Türkçe
İnci ve Meva isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Meva: Mesken, yurt, sığınılacak yer.
Kız·Türkçe
İnci ve Mihra isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Mihra: Güneş.
Kız·Türkçe
İnci ve Naz isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Naz: Beğenilmek için takınılan tavır, cilve.
Kız·Türkçe
İnci ve Neva isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Neva: Ahenk, ses, nağme.
Kız·Türkçe
İnciye benzeyen parlaklıkta.
Kız
İnci ve Sare isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Sare: Prenses, hanımefendi.
Kız·Türkçe
Güzelliği inciye benzeyen.
Kız·Türkçe
İncilerin en güzeli, baş inci.
Kız·Türkçe
İnci ve Umay isimlerinin birleşimi. İnci: İstiridye gibi kabuklu bazı deniz canlılarının içinde oluşan, sedef renkli, sert, küçük ve değerli süs tanesi. Umay: Eski Türk kültüründe, toprak ve dişilik tanrısının adı olan kız adı.
Kız
Anlamı kaynağıyla birlikte henüz eklenmedi.
Kız·Arapça
Vicdana, mantığa ya da acımaya dayanan adalet.
Kız·Türkçe
Yüce dağların karsız kesimlerinde yetişen, dikenli bir otun sarıya çalan çiçekleri.
Kız·Türkçe
İpek ve Alya isimlerinin birleşimi. İpek: İnce, zarif ve kibar. Alya: Büyük olasılıkla geleneksel Aliye adının günümüzdeki biçimi.
Kız·Türkçe
İpek ve Duru isimlerinin birleşimi. İpek: İnce, zarif ve kibar. Duru: Duran, kalan.
Kız·Türkçe
Kibar, zarif ve nazik kişi.
Kız·Türkçe
İpek ve Neva isimlerinin birleşimi. İpek: İnce, zarif ve kibar. Neva: Ahenk, ses, nağme.
Kız·Türkçe
İpek ve Sare isimlerinin birleşimi. İpek: İnce, zarif ve kibar. Sare: Prenses, hanımefendi.
Kız·Türkçe
Tenindeki yumuşaklık ipeğe benzeyen.
Kız·Türkçe
Raziye isminin farklı bir biçimi. Raziye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen kadın.
Kız·Arapça
Cennete benzetilerek düzenlenmiş bahçe; masallarda, efsanelerde ve edebiyatta mutluluğu simgeleyen kent ya da bahçe; benzersiz, özel ve heybetli.
Kız·Türkçe
İrem ve Su isimlerinin birleşimi. İrem: Cennete benzetilerek düzenlenmiş bahçe. Su: Canlıların yaşamında önemli yeri olan, renksiz, tatsız, kokusuz sıvı.
Kız·Arapça
Kültüre, bilgiye ve irfana ait.
Kız·Türkçe
Sabahın erken saatleri.
Kız·Türkçe
Mutluluk, saadet.
Kız·Türkçe
Mutluluk gülü.
Kız·Türkçe
Su miktarı ve genişliği bakımından akarsuların en büyüğü olan, çoğunlukla denize dökülen nehir.
Kız·Arapça
Yerini bulma, rastlama; doğru bir düşünce ortaya koyma.
Kız·Türkçe
Esen, esenlikte olan.
Kız·Türkçe
Esenlikte olan kadın.
Kız·Türkçe
Uğurlu ve esenlik içinde olan.
Kız·Türkçe
Ziya, aydınlık; sevinç, mutluluk ya da zekâ yüzünden yüzde ve gözlerde beliren parıltı; yol gösterip aydınlatan, önder kişi.
Sıra ve değişim bilgisi yalnızca TÜİK’in 2025 için yayımladığı listelerdeki isimler için gösterilir; “Yükselişte” sıralaması yalnızca resmî sıra değişimi bilinen isimleri öne alır.