Hazık, Arapça ḥaẕāḳat “mahir olmak” kökünden gelen hâzık sözcüğüdür ve “usta, becerikli” demektir. Kubbealtı Lugatı sözcüğün özellikle hekimler için kullanıldığını not eder; Fahri Celâl'in bir cümlesinde bütün Kadıköy'de tanınmış hâzık bir tabipten söz edilir. Şeyhoğlu Mustafa'nın beytinde ise akıl ve aşk işlerinde usta bir dost anılır. Rûhî-i Bağdâdî'nin dizesinde de bir hekimin bakışı şefkatsiz, ama sözü ustacadır. Nişanyan Adlar adın karşılığını “usta, becerikli” diye verir ve حاذق yazımını gösterir.
Aynı kökten hâzıkıyet ustalık, maharet demektir. Hazık ek alırken sondaki k yumuşar: yazımda Hazık'ı, söyleyişte Hazığı. Namık, Natık ve Vamık da aynı -ık sonuyla biten Arapça kökenli adlardır; Lâyık ve Âşık da bu kalıptadır. Sözlükteki yazımda ilk hecenin uzun okunduğu şapkayla gösterilir.
