Gülpembe, gül ile pembe sözcüklerinden oluşur; TDK sözlüğü adı güzelliği pembe bir güle benzeyen kişi diye açıklar. Adın ikinci öğesi pembe için Nişanyan Adlar şaşırtıcı bir sözcük tarihi verir: pembe, Farsçada, Kürtçede ve on dokuzuncu yüzyıla kadar Türkçede “pamuk” anlamında kullanılmıştır. Renk adı olarak pembe büyük olasılıkla on yedinci yüzyıldan sonra ortaya çıkmıştır ve yüze sürülen allıktan türemiştir. Kayıt sözcüğün Penbe biçimini de anar.
Bugün pembe yalnız renk adı olarak bilindiği için Gülpembe kulağa doğrudan “pembe gül” gibi gelir. Gül-pem-be diye üç hecede söylenir; ortadaki m ile b yan yana gelerek dudak sesleriyle yumuşak bir geçiş yaratır. Benzer isimler arasındaki Gültaze ve Gülçehre de gülü bir nitelikle birleştiren kadın adlarıdır.
