Gülçehre, Farsça gül ile çehre (“yüz”) sözcüklerinden oluşur ve Nişanyan Adlar'a göre “gül yüzlü” anlamına gelir. Adın edebî ve tarihî bir geçmişi vardır: kayda göre Hafız'ın Divanı'nda Gülçehre, Evreng'in sevgilisinin adıdır. Hindistan'da Babür İmparatorluğu'nu kuran Babür'ün kızı Gülçehre Begüm (1515–1557) de bu adı taşır. Kayıt ayrıca Türk ağızlarında görülen çiray ve şiray sözcüklerinin Farsça çehre'den uyarlandığını not eder. TDK sözlüğü de adı gül kadar güzel yüzlü diye açıklar.
Çehre sözcüğü gündelik Türkçede “yüz” anlamıyla hâlâ yaşadığı için adın anlamı kolayca kavranır. Gül-çeh-re diye üç hecede söylenir; ortadaki h sesi yumuşak okunur. Benzer isimler arasındaki Gülpembe ve Gültaze de güzelliği gül imgesiyle anlatan kadın adlarıdır.
