Fakih, Arapça fıkh sözcüğünden gelir; Kubbealtı Lugatı'na göre bu kök bir şeyi gereği gibi anlamak, bilmek demektir. Sözlük fakih'i, İslam'ın dinî, toplumsal ve hukuki hükümlerini delilleriyle birlikte bilen fıkıh âlimi diye tanımlar. Örnekler arasında Hoca Ahmed Yesevî'nin Hanefî mezhebinde bir fakih olduğu kadar, hikmetleriyle çevresinde binlerce mürit toplayan bir sufi olduğunu anlatan cümle de vardır. Nişanyan Adlar adı Fakı biçimiyle aynı kayıtta verir; Arapça yazımı فقيه'dir ve karşılığı “İslam hukuku bilgini”dir.
Fakı, aynı Arapça sözcüğün Türkçede kısalmış söyleyişidir. Kubbealtı'nda ayrı bir madde olan fâkihe ise “meyve, yemiş” demektir; Fakih adıyla sesleri yakın olsa da anlam bağı yoktur. TDK Kişi Adları Sözlüğü'nün zeki ve anlayışlı kişi açıklaması kökteki anlama dayanır. Erkek adı olarak kayıtlı Fakih, sondaki h ile yumuşak biter.
