Fakir, Arapça fakr “muhtaç olmak” kökünden gelen fakîr sözcüğüdür; Nişanyan Adlar'daki karşılığı “yoksul”dur. Kubbealtı Lugatı sözcüğün anlamlarını sıralar: yoksul, muhtaç; dilenci; genişletilmiş anlamda zavallı, âciz kişi. Sözlüğün bir maddesi, bu sözcüğün nasıl bir kişi adına dönüşebildiğini anlamaya yardım eder: fakirhâne, bir kimsenin kendi evinden tevazuyla söz ederken kullandığı “evim, evimiz” anlamındaki sözdür. Bu kullanımda fakir, alçakgönüllülüğün dildeki karşılığıdır.
TDK Kişi Adları Sözlüğü'nün ilk sıraya “derviş” anlamını koyması da bu tevazu anlamıyla uyumludur. Kubbealtı ayrıca Fransızcadan gelen ikinci bir fakir maddesi verir: Hindistan'da bedenine eziyet ederek üstün güç kazanmaya çalışanlara Avrupalıların verdiği ad. Gündelik dilde sözcük çoğunlukla yoksulluk anlamıyla duyulduğu için ad bu çağrışımı taşır. Kalın ünlülü iki hecesi ek alırken değişmez.
