Kızılateş, kızıl ve ateş sözcüklerinin birleşmesiyle oluşur. Kızıl, Ana Türkçe *kïŕïl'dan gelen ve parlak kırmızıyı anlatan bir renk sözcüğüdür. Ateş ise Türkçeye Osmanlıca yoluyla Klasik Farsça ātaş sözcüğünden geçmiştir. Vikisözlük'e göre bu alıntı, ateş için kullanılan öz Türkçe od sözcüğünün yerini almıştır; Türkçe sürüm ateşi ayrıca bir erkek adı olarak kaydeder. İki sözcük birlikte harlı, kıpkırmızı alevler imgesini kurar; TDK de adı coşkuyla, yüksek alevle yanan ateş diye açıklar.
Adın iki öğesi de gündelik Türkçede çok tanıdık olduğundan ilk duyuşta anlamı hemen anlaşılır. Dört hecede okunur (Kı-zı-la-teş); son hece ince ünlülü olduğundan ekler e'li gelir: Kızılateş'e, Kızılateş'in. Benzer isimler arasındaki Kızılyalım aynı imgeyi alev anlamındaki yalım ile kurar. Uzun bir ad olduğu için kısa bir ikinci adla ya da soyadıyla daha dengeli durur.
