Hemdem, Farsça hem- ön eki ile dem sözcüğünden kurulmuştur. Kubbealtı Lugatı sözcüğün dem öğesini hem nefes hem vakit diye açıklar; hemdem buna göre birlikte bulunan, samimi, can ciğer arkadaş demektir. Sözlük hemdem olmak deyimini arkadaşlık etmek diye verir ve Kâtip Çelebi'den, insana her an bir kitabın arkadaş olmasının yeteceğini söyleyen bir cümle aktarır. Kelime, aynı nefesi ve aynı zamanı paylaşmak fikrini taşır.
Nişanyan Adlar ise adı Kürtçe sayar ve “çağdaş” diye çevirir; notunda m ile v arasındaki dönüşümün Kürtçeye özgü olduğunu belirtir. Kürtçe Wîkîferheng bu dönüşümün örneğini verir: sözcük orada hevdem biçimiyle, aynı anda olan ve çağdaş, modern anlamlarıyla kayıtlıdır; hemdem de onun öbür biçimi olarak gösterilir ve hev- ön eki ile dem sözcüğüne ayrılır. Hemdem'in iki hecesi de e ünlüsü taşır ve ad kendi içinde tam bir ses uyumu gösterir.
