Hatif, Arapça hetf “çağırmak, seslenmek” kökünden gelen hâtif sözcüğüdür. Kubbealtı Lugatı'na göre sözcüğün ilk anlamı, gaybdan seslenir gibi haber veren melektir; ikinci anlamı ise gözle görülmeyen manevi âlem, yani gayb. Yahya Kemal'in bir dizesinde içindeki gizli bir his ona bir hâtif gibi gitmemesini, kalmasını söyler. Sâmiha Ayverdi'nin bir cümlesinde de hâtiften emir alıyormuş gibi sessizce işini gören biri anlatılır.
Hâtif-i gayb tamlaması mecaz olarak vicdan anlamına gelir; Necati Bey'in dizesinde can, görünmeyen seslenicinin hitabını işitir. TDK Kişi Adları Sözlüğü de adı sesi işitilip kendisi görülmeyen kimse diye açıklar; bu açıklama Kubbealtı'daki anlamla örtüşür. Hanif ve Şerif gibi -if ile biten adlarla aynı ses sonunu taşıyan Hatif'in ilk hecesi uzun okunur.
