Halim, Arapça ḥilm “yavaş ve yumuşak olmak” kökünden gelir ve “yumuşak huylu” demektir. Kubbealtı Lugatı sözcüğün ikinci anlamını da verir: Allah'ın güzel adlarından biri olarak, kullarının isyanını bildiği hâlde onları hemen cezalandırmayan, yumuşak davranan anlamına gelir. Süleyman Çelebi'nin “Ol kerîm ü ol kelîm ü ol halîm” dizesi bu kullanımın örneğidir. Reşat Nuri Güntekin ise görünüşte sakin, halim bir kediden söz eder. Nişanyan Adlar adın karşılığını “nazik, yumuşak” diye verir ve Halim'i sahabe adları arasında gösterir.
Gündelik dildeki halim selim ikilemesi de aynı sözcükten gelir; Kubbealtı'da yumuşak, sakin ve iyi huylu kişiyi anlatır. Ahmet Rasim'in bir cümlesinde hoca halim selimdir, kalfa ise biraz serttir. Haşim ve Hatim ile aynı ses kalıbındadır.
