Güzin, Farsça guzîden “seçmek” fiilinden gelir ve “seçkin, seçilmiş” demektir. Kubbealtı Lugatı sözcüğü bu anlamla verir; şi'r-i güzîn “seçkin şiir” ve tarz-ı güzîn “seçkin tarz” gibi tamlamalar sözlüğün örneklerindendir. Eşrefoğlu Rûmî seçkin sahabeden ashâb-ı güzîn diye söz eder; Ziya Paşa'dan aktarılan bir beyitte ise güzel ahlakın bütünüyle bir kişide toplandığı anlatılır. Nişanyan Adlar da adın karşılığını “seçkin” diye verir.
Kubbealtı'ya göre sözcük birleşik sıfatların sonunda “seçen” anlamı da kazanır: halvet-güzîn yalnızlığı, vahdet-güzîn tek başına kalmayı seçen kişidir. Bugün seçkin anlamında kullanılan güzide de aynı Farsça fiile dayanır; Nişanyan Sözlük bu sözcüğü Farsçadaki v- > gu- gelişmesinin örnekleri arasında gösterir. Güzin, iki ince hecesiyle kısa ve yalın söylenen bir addır.
