Feraset, Arapça firâset sözcüğünün Türkçedeki söylenişidir ve bir durumu hemen sezme, çabucak kavrama yeteneğini anlatır. Kubbealtı Lugatı bu anlamın yanında ikinci bir inceliğe de yer verir: kişinin yüzüne bakarak onun huyunu ve yeteneğini anlayabilme gücü. Sözlükte aynı yazılışta, feres (at) sözcüğünden gelen ve binicilik anlamına gelen ayrı bir madde daha vardır; ad bu ikincisiyle değil, anlayış bildiren sözcükle ilgilidir. Nişanyan Sözlük, Arapça kökün Aramice ve Süryanicede ayırt etmek, kavramak anlamına gelen bir fiille eş kökenli olduğunu belirtir.
Ferasetli sıfatı bugün de sezgisi güçlü, anlayışlı kişi için kullanıldığından ad kulağa yabancı gelmez. Benzer isimler arasındaki Fetanet de zihin açıklığını anlatır; Basiret ise kalp gözüyle görmeyi, yani yine bir kavrayış türünü karşılar. Üç ad da kız çocuğuna zihinsel bir nitelik yükleyen eski adlardandır.
