Faris, Arapça feres “at” sözcüğünden türeyen fâris'tir ve “atlı” demektir. Kubbealtı Lugatı üç anlam verir: atlı; ata binmekte usta binici; mecaz olarak işinde usta, hünerli kişi. Sözlükteki eski bir örnekte Mekke'nin atlılarıyla birlikte saldırıya geçen bir savaşçı anlatılır. Nişanyan Adlar ise ada iki ayrı karşılık verir: “süvari, atlı” ve “İranlı”. İlk anlam doğrudan bu sözcükten gelir; ikincisinin açıklaması da Kubbealtı'ndadır.
Sözlüğün fârisî maddesine göre Farsça Pars adı Arapçada Fâris biçimini almış ve İran'ı anlatmıştır; Fârisî de Farsça ya da İran'la ilgili olan demektir. Yani Faris adı, yazımı aynı iki ayrı sözcüğe birden bağlanabilir. Benzer isimler arasındaki Fadıl, Fazıl ve Fahim gibi fâil kalıbında, a ile i arasında kurulan iki heceli Arapça kökenli erkek adlarındandır. Sondaki s eklere doğrudan bağlanır: Faris'i, Faris'e.
