Celâlettin, Arapça celâl, yani “ululuk, büyüklük” ile dîn sözcüklerinden oluşur ve “dinin ululuğu, yüceliği” anlamına gelir. Nişanyan Adlar bu adla anılan iki tarihî kişiyi kaydeder: Orta Asya'da bir süre hükümdarlık yaptıktan sonra Moğollara yenilip ordusuyla İran ve Kürdistan'a çekilen Harezmşah Celaleddin (1200–1231) ve Mevlana unvanıyla tanınan, Belh'te doğmuş mutasavvıf şair Celaleddin Rumi (1207–1273). Kaynağa göre ad büyük olasılıkla birincisine gönderme yapılarak verilmiştir.
Celâl adının sonuna -ettin eklenmiş biçimi olan ad, Ce-lâ-let-tin diye dört hecede söylenir. Kısa bir soyadıyla söylendiğinde dengelenir. Cemalettin ve Hüsamettin de aynı -ettin sonuyla kurulmuştur.
