Bidar, Farsça bîdâr sözcüğünden gelir ve “uyanık” demektir. Kubbealtı Lugatı sözcüğü bu tek anlamla verir; Osmanlı Türkçesinde bîdâr etmek “uyandırmak”, bîdâr olmak da “uyanık durumda bulunmak” anlamında kullanılmıştır. Sözlük, Nâbî'nin evliyanın uyanık gözünü anlattığı dîde-i bîdâr tamlamasını ve Sâmipaşazâde Sezâî'nin evdekileri uyandırma sahnesini örnek verir. Nişanyan Adlar da adı Farsça kökenli sayar ve karşılığını “uyanık” diye verir. TDK Kişi Adları Sözlüğü “uyumayan, uykusuz” anlamlarını da ekler.
Sözcükten türeyen bîdârlık, Kubbealtı'na göre uyanıklık durumunun adıdır. Yazımda iki ünlü de uzun okunur; şapkasız Bidar biçiminde bu uzunluk gösterilmez, ama söyleyiş değişmez. Benzer isimler arasındaki Didar ile yalnız ilk harfte ayrılır; iki ad yazıda kolayca karışabilir. Kalın ünlülü yapısı, a ya da o ile başlayan soyadlarıyla uyumludur.
