Yanık, Osmanlıca yanıḳ (yanmış, kavrulmuş) üzerinden yanmak fiiline, oradan Ana Türkçe *yan- (yanmak, alevlenmek) köküne dayanır; yapı olarak yan- köküne -ık ekinin getirilmesiyle kurulmuştur. Azerice yanıq ve Özbekçe yoniq ile akrabadır. Vikisözlük sözcüğün yanmış ya da yanmakta olan şey anlamının yanında güneşte koyulaşmış ten, üzüntülü olma ve insanın içine dokunma anlamlarını da kaydeder. TDK'nin kaydındaki duygulu, dokunaklı ve âşık karşılıkları bu mecaz anlamlarla ilişkilidir.
Türkçede yanık sözcüğü bir sesi ya da ezgiyi nitelerken içli, insanı duygulandıran anlamında kullanılır; ad bu mecaz anlamla düşünülür. Bununla birlikte sözcüğün günlük dildeki ilk anlamı ateşin ya da sıcağın dokuda bıraktığı izdir ve adı duyan biri önce bunu aklına getirebilir. İki heceli (Ya-nık) adın ekleri kalın ünlülüdür: Yanık'a, Yanık'ın. Benzer isimler arasındaki Yanıker aynı sözcüğü er ile birleştirir; Kanık ve Anık ise ses bakımından yakındır.
