Şahide, Arapça şâhid sözcüğünün dişil biçimidir ve Nişanyan Adlar'a göre “tanık” anlamına gelir; Arapça yazımı شاهدة biçimindedir. Nişanyan Sözlük şahit'i Arapça şhd kökünden, şahida “tanıklık etti” fiilinin etken sıfatı olarak açıklar; sözcüğün Türkçedeki ilk örneği 1330 tarihli Garib-name'de, bir konuda Kur'an'ı tanık gösteren cümlededir. Şahitlik ve yalancı şahit de aynı sözcüğün türevleridir.
Kubbealtı Lugatı'nda sözcüğün iki ilginç kullanımı daha vardır. Şâhide, mezarın başında ve ayakucunda dikili duran, yazı ya da çiçek işlenmiş taşın adıdır. Farsçaya geçen şâhid ise divan şiirinde güzel, dilber, sevgili anlamında kullanılır; sözlük bunu Rûhî-i Bağdâdî ve Bâkî'den örneklerle verir. Adın anlamı bu katmanlar içinde tanıklığa dayanır; Şamile ve Şekibe gibi üç heceli adlarla ses bakımından yakındır.
