Hür, Arapça ḥurr sözcüğünden gelir ve özgür, bağımsız anlamındadır; Nişanyan Adlar karşılığını “özgür, kurtulmuş” diye verir ve حُرّ yazımını gösterir. Nişanyan Sözlük'e göre sözcüğün asıl anlamı azat edilmiş, köle olmayan kişidir; sözlük onu Aramicede beyaz giysili, azatlı anlamındaki ḥōr ile ilişkilendirir. Kubbealtı Lugatı'nın sıraladığı anlamlar da bu çekirdekten genişler: baskı altında olmadan davranabilen kişi, kayıtsız ve serbest düşünce, yabancı boyunduruğu altında olmayan ülke.
Kubbealtı'nın örnekleri arasında Mehmet Âkif'in “Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım” dizesi ve Tevfik Fikret'in “Bir gölge kadar hür yaşasaydım” dileği vardır. Tasavvufta ise hür, nefsinin ve başkalarının kulu olmayan kişidir. TDK Kişi Adları Sözlüğü adı özgür, bağımsız diye açıklar. Tek heceli ad Hürbey ve Hürsev gibi bileşiklerin de ilk öğesidir.
