Hakkı, Arapça hak sözcüğüne nispet eki getirilerek kurulmuş bir addır ve Nişanyan Adlar'da “hakka ait, gerçeğe ilişkin” diye karşılanır; özgün yazımı حقّى biçimindedir. Kayda göre ad çoğu örnekte İbrahim Hakkı ya da İsmail Hakkı gibi bileşiklerde kullanılır. Bu iki bileşik, geç dönem Osmanlı tasavvufunun iki tanınmış adını hatırlatır: Marifetname'nin yazarı Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1780) ve Ruhü'l-Beyan tefsirinin yazarı Bursalı İsmail Hakkı.
Ortadaki çift k söylenirken açıkça duyulmalıdır: Hak-kı. Sondaki ı ünlüsü yüzünden ek alırken araya y girer (Hakkı'ya). Tek başına da kullanılsa, Nişanyan'ın notu adın ikinci isim olarak çok daha sık seçildiğini gösterir. Benzer isimler arasındaki Sıdkı, Hulki ve Hilmi aynı nispet ekiyle biten Arapça kökenli adlardır.
