Güman, Farsça gumân sözcüğünden gelir. Kubbealtı Lugatı sözcüğün anlamını “zan, şüphe” diye verir ve örneklerini tasavvuf şiirinden seçer: Yunus Emre'nin, Pir Sultan Abdal'ın ve Niyazi-i Mısrî'nin dizelerinde güman, kesin bilginin karşısındaki sanı ve kuşkudur. Mısrî'ye göre mürşidi olmayanların bildikleri “gümân imiş”. Âşık Paşa'nın dizesinde geçen gümansız ise “şüphesiz” demektir. Nişanyan Adlar da adın karşılığını soru işaretiyle “şüphe?” diye verir; kaynak bu anlamı kesin saymaz.
TDK Kişi Adları Sözlüğü ise ada inanç, kanaat ve heves gibi olumlu anlamlar verir; sözlükteki zan anlamıyla bu açıklama arasında belirgin bir fark vardır. Nişanyan Sözlük, gül maddesinde Farsçada eski v- sesinin gu- olmasını standart bir gelişme sayar ve güman'ı bu gelişmenin örnekleri arasında anar.
