Mirze, Farsça mirzâ sözcüğünün e ile biten bir söyleyişidir. Kubbealtı Lugatı sözcüğü mîr “bey” ile zâde “doğmuş, oğul” öğelerinin birleşmesiyle açıklar: mîrzâde biçimi zamanla kısalarak mirzâ olmuştur ve “beyzade, bey oğlu” demektir. Sözlüğe göre bu asalet unvanını İranlılar ve Türk boyları, özellikle de Timur sülalesi kullanmıştır. Nişanyan Adlar Mirza kaydında adın karşılığını “mîr oğlu, prens” diye verir.
Unvanın yeri anlamını değiştirir: Kubbealtı'ya göre adın sonunda geldiğinde “şehzade”, başında geldiğinde ise “bey, ağa, efendi” anlamına gelir. Bâbür Mirzâ ile Mirzâ Hüseyin bu iki kullanımın sözlükteki örnekleridir. Mirze, Mirza'dan yalnız son ünlüsüyle ayrılır; benzer isimler arasındaki Mirzat ve Mirhan da aynı mîr öğesiyle kurulmuş adlardır.
