Hakikat, Arapça ḥaḳīḳa(t) sözcüğünden gelir ve gerçeklik, doğruluk anlamına gelir. Nişanyan Sözlük sözcüğü Arapçada “doğru idi” anlamındaki ḥaḳḳa fiilinin dişil sıfatı olarak açıklar; hak sözcüğü de aynı köktendir. Sözlüğün verdiği en eski Türkçe tanık 1069 tarihli Kutadgu Bilig'dir. Kubbealtı Lugatı'nda sözcüğün türevleri de yer alır; hakikatli sıfatı, örneğin, dostluğu ve bağlılığı süren vefalı kişiyi anlatır.
Ad hem kız hem erkek adı olarak kayıtlıdır. Nişanyan Adlar onu doğruya uygunluk ve gerçeklik diye çevirir. Hakikaten zarfı gündelik dilde yaşadığı için ad kulağa tanıdık gelir. Sadakat ve Şefkat de bir erdemi ad olarak kullanan, -at ile biten adlardır; Hamiyet ve Semahat aynı ses ailesindendir.
