Fehimdar, Arapça “fehîm” (anlayışlı) ile Farsça “-dâr” (sahip olan) öğelerinden oluşmuş görünür; olası anlamı “anlayış sahibi, kavrayışlı kişi”dir. Kubbealtı Lugatı fehîm sözcüğünü anlamak anlamındaki fehm kökünden türemiş bir sıfat olarak verir ve anlayışlı, idrak sahibi diye açıklar. Steingass'ın Farsça sözlüğü dār öğesinin birleşiklerde tutan, sahip olan anlamına geldiğini belirtir; hükümdar ve tarafdar gibi sözcüklerdeki son da budur. Nişanyan Adlar'da da Arapça-Farsça karma bir ad olarak geçer; verilen karşılık kavrayışlıdır.
Türkçede bilinen hükümdar, mühürdar gibi sözcüklerle aynı sonu taşıdığı için kulağa tanıdık gelir. Benzer isimler arasındaki Mühürdar, Dündar ve Hükümdar da aynı “-dar” öğesiyle biter.
