Esmer, ten ya da renk bildiren gündelik bir sözcüktür ve ad olarak doğrudan buradan alınmıştır. Nişanyan Sözlük'e göre sözcük Arapça asmar “koyu renkli” sıfatından gelir; bu da sumra “koyu renk, özellikle kahve rengi” isminden türemiştir. Türkçedeki ilk tanıklardan biri 1400'den önceye ait Kıpçakça bir metindir. Kubbealtı Lugatı esmer'i koyu buğday renginde olan diye tanımlar; esmer ekmek ve esmer bulutlar gibi kullanımları da gösterir. İkinci anlamı teni buğday renginde olan kişidir. Nişanyan Adlar adın karşılığını “esmer, koyu tenli” diye verir.
Halk arasında söylenen “beyazın adı var, esmerin tadı var” sözü de Kubbealtı'ndaki örnekler arasındadır. Kadın adı olarak kayıtlı Esmer, gündelik dilde sık kullanılan bir sıfat olduğu için anlamı hemen anlaşılır. Sondaki r eklere doğrudan bağlanır: Esmer'i, Esmer'e. Enfes de ince ünlülü, iki heceli bir sıfattan gelir.
