Eşfak, Arapça şefak “şefkatli olmak” kökünden gelir ve “en şefkatli, pek merhametli” demektir. Kubbealtı Lugatı sözcüğü çok şefkatli, pek müşfik diye açıklar; örnek olarak Aziz Mahmud Hüdâyî'nin Allah'a seslendiği “hem erham u eşfaksın” dizesini aktarır, yani “hem en merhametli hem en şefkatlisin”. Nişanyan Adlar da adın karşılığını “en şefkatli” diye verir, أشفق yazımını gösterir ve onu geç Osmanlı seçkinleri arasında kullanılan adlardan sayar.
Aynı kökten gelen şefkat ve müşfik sözcükleri Türkçede yaygındır; ad bu yüzden yabancı bir sözcük gibi durmaz. Erşet ve Ekmel gibi, Arapçada bir niteliğin en üst derecesini anlatan kalıpla kurulmuştur. Söyleyişte ş ile f yan yana geldiği için ilk hece kısa ve sıkı okunur; sondaki k kalın söylenir. Erkek adı olarak kayıtlıdır.
