Süruri, Arapça sevinç anlamındaki sürur sözcüğüne -i eki getirilerek kurulmuş bir erkek adıdır ve sevinçli, neşeli kimse demektir. Nişanyan Adlar adın tarihte iz bırakan taşıyıcılarına değinir: Sürurî mahlasıyla tanınan Muslihuddin Mustafa Efendi (1492–1562) şair, âlim ve sufiydi; İstanbul'da Cihangir'deki bir mahalle bugün onun adını taşır. Kaynağa göre Ali Sururi ve yeğeni Gülriz Sururi de modern Türk tiyatrosunun önde gelen adlarındandır.
Osmanlı döneminde -i ile biten bu tür adlar mahlaslarda sıkça kullanılırdı; benzer isimler arasındaki Sükûti, Yesari ve Zuhuri de aynı ekle biter. Ad sü-ru-ri diye okunur; yazıda kalın ünlülü Sururi biçimi de görülür.
