Himmet, Arapça himma(t) sözcüğünden alınmıştır; Nişanyan Sözlük'e göre sözcük hamma “kaygılandı, önemsedi” fiilinden türemiştir ve asıl anlamı ilgilenme, önem vermedir. Türkçedeki ilk örneği 1069 tarihli Kutadgu Bilig'dedir; orada himmet, yöneticiliği özveriyle yapmayı ve bunun cömertliğe yakıştığını anlatan dizelerde geçer. Nişanyan Adlar'daki karşılığı “çaba”dır.
Kubbealtı Lugatı sözcüğün üç anlamını verir: yardım ve ihsan; çalışma, gayret ve emek; ermişlerin dileklerini yerine getiren manevi güç ve yardım. Bu son anlam Yunus Emre ve Akşemseddin'e ait dizelerle örneklenir. Sözlüğe göre Bayramiye tarikatının Şeyh Himmet Efendi'nin 17. yüzyılın ortasında kurduğu kolu Himmetiye adını taşır. “Himmetin var olsun” gibi kalıplar sözcüğün halk dilindeki yerini gösterir.
