Gülaç, gül ve aç- sözcüklerinden kurulmuş görünür. Nişanyan Sözlük'e göre gül Farsça gul'dan alınmıştır ve Orta Farsçadaki vard biçimine dayanır; Zazacadaki vıl “gül” sözcüğü bu eski önsesi korur. Aç- ise Eski Türkçede açmak, aralamak, çözmek ve aydınlanmak gibi geniş bir anlam alanına sahip bir fiildir. Sözlükte bu fiilin örnekleri arasında, 1367 tarihli Hüsrev ü Şirin çevirisinden hükümdarın gül gibi her an açıldığını söyleyen bir dize vardır.
Ad ikinci bir okumaya da açıktır: ilk öğe çiçek adı değil, Eski Türkçe kül- fiilinden gelen gül- “gülmek” olabilir. TDK Kişi Adları Sözlüğü'nün “gülümse” anlamı bu okumaya yakındır; hangi anlamın kastedildiği kesin değildir. Ç ile biten ad ek alırken yazımda Gülaç'ı biçimini korur, söyleyişte ise ç yumuşar.
