Ecir, Arapça ecr sözcüğünün Türkçedeki söylenişidir; bir emeğin karşılığını anlatır. Kubbealtı Lugatı sözcüğü iki anlamla verir: ilki bir iş için ödenen ücret, ikincisi manevi karşılık, yani sevaptır. İkinci anlamın sözlükteki örneği Kâtip Çelebi'den alınmış bir duadır: Tanrı ona ecir ve sevap versin. Nişanyan Adlar da adı Arapça kökenli sayar, karşılığını “bedel, ücret” diye verir ve أجر yazımını gösterir.
Sözcük bugün en çok taziye sözlerinde yaşar: Kubbealtı'na göre ecir sabır dilemek, başsağlığı dilemek demektir. Aynı kökten gelen ecîr ise uzun î ile söylenir ve ücretle çalışan kişiyi anlatır; adla karıştırılmamalıdır. TDK Kişi Adları Sözlüğü ada sevap ve emeğin karşılığı anlamlarını verir. Ünsüzle biten kısa ad, ince ünlülü eklerle söylenir: Ecir'i, Ecir'e.
