Belgi, “işaret, nişan” anlamındaki eski bir Türkçe sözcüğün yeniden canlandırılmış biçimidir; Nişanyan Adlar da karşılığını bu yönde verir. Kubbealtı Lugatı belgi'yi Eski Türkçe belgü “alamet, nişan” sözcüğüne bağlar ve bir şeyi benzerlerinden ayıran kendine özgü işaret diye tanımlar. Nişanyan Sözlük aynı kökü belge maddesinde ele alır: belgü, Kaşgarî'nin sözlüğünde “alamet, işaret” anlamıyla kayıtlıdır. Sözlük, kökü soru işaretiyle “bilmek” anlamındaki tanıksız bir *bel- fiiline bağlar.
Belgi ile belge'nin ayrılığı bir dil tarihine dayanır. Nişanyan'a göre bugünkü belge biçimi, Dil Devrimi döneminde 13. yüzyıla ait bir Moğolca metinden esinlenerek benimsenmiştir; Türkçenin olağan gelişimiyle sözcüğün belgi ya da beli biçimini alması beklenirdi. Ad, bu beklenen biçimi taşır. Benzer isimler arasındaki Bilgi ile yalnız ilk ünlüde ayrılır; ikisi kolayca karıştırılabilir.
