Ahmet Kayra iki ayrı adın birleşimidir. Ahmet, Arapça "övülmüş" demektir ve Nişanyan Adlar'a göre Hz. Muhammed'in adlarından biridir; Saf suresinin 6. ayetinde geçer. Kayra'nın kökeni ise tartışmalıdır: Nişanyan'a göre sözcük 19. yüzyılda Rus etnologların Altay Türklerinin masallarından derlediği bir terimdir ve büyük olasılıkla Arapça hayr ("iyi") sözcüğünden türemiştir. Dil Devrimi döneminde Türkçe kayırmak fiiliyle ilişkilendirilip yazı diline sokulmuştur.
TDK'nin Kayra için verdiği "büyüklerden gelen lütuf" anlamı bu sonradan yapılan ilişkilendirmeye dayanır. Birleşik ad "ah-met kay-ra" diye okunur. Mehmet Kayra ve Ali Kayra aynı kalıpta kurulmuştur.
