Emek, bir işi başarmak için harcanan zahmeti anlatan Türkçe sözcüğün ad olarak kullanılmasıdır; Nişanyan Adlar da karşılığını “çaba” diye verir. Nişanyan Sözlük sözcüğün şaşırtıcı bir türeme zincirini gösterir. Bugünkü emek, Eski Türkçe emgek “zahmet, eziyet” biçiminden gelir; o da zorluk çekmek, göğüslemek anlamındaki emge- fiilinden türemiştir. Bu fiilin kökünde Eski Türkçe emig “göğüs” sözcüğü vardır; emig ise emmek fiilinden yapılmıştır.
Zincirin bir ucunda emmek, öbür ucunda zahmete göğüs germek durur. Sözcüğün en eski tanığı 735 tarihli Orhun Yazıtları'ndadır: orada Ok boylarının çektiği sıkıntı emgek sözcüğüyle anlatılır. Emeklemek, emekli ve emektar da aynı sözcükten türemiştir. Hem kız hem erkek adı olan Emek, ince ünlülü ve k ile biten iki hecesiyle kısa soyadlarıyla dengeli durur.
