Ahmet Mete iki ayrı adın birleşimidir. Ahmet, Arapça "övülmüş" anlamına gelir ve Kur'an'da Hz. Muhammed'in adı olarak geçer. Mete'nin hikâyesi ilginçtir: Nişanyan Adlar'a göre Çin kroniklerinde Mo-tun ya da Modun diye geçen Hun hükümdarının adı, Fransız sinolog Joseph de Guignes tarafından 1757'de Mei-tei diye yazılmış, H. Cahit Yalçın 1923'te bunu Mete diye Türkçeleştirmiş ve ad 1933-34'te önerilen yeni Türkçe adlar arasına girmiştir. Alman sinolog F. Hirth ise asıl adın Bağatur olabileceğini öne sürer.
Ad "ah-met me-te" diye okunur; ikinci ad açık hecelerle yumuşak biter. Yusuf Mete aynı kalıpta bir birleşik addır.
